01 Nisan 2008

Kıvırcık'ın bir günü

Güne sanki sevgilimle birlikte uyanmış gibi gözlerimi açarım. Günaydın der kalkarım, yeni doğmakta olan güneşin gölün üzerinde parıldayışını izlerim. Güzel bir kahvaltıdan sonra paşa paşa okuluma giderim. Her zaman güler yüzümü koruyup herkese yardımcı olmaya çalışırım. Okuldan eve koşarak gelirim. Bisikletime atlar baharın güzel kouları arasında İzmit'in yem yeşil dağlarını keşfe çıkarım. Kaybolmanın ve keşfetmenin heyecanını yaşarım. Çimlerin üzerine uzanıp bir kelebeğin etrafımda dolanmasını izlerim. Gün batımında bir ağacın altında oturup şehrin karmaşasını izlerken düşüncelerim içinde kaybolur eve dönerim.Güzel bir akşam yemeğinden sonra kitapların arasında kaybolurum. Okurum...okurum...okurum...

Sıkıldıysam , o anki ruh halime göre değişir yaptıklarım.İstersem özenle seçtiğim duygu dolu kore dizilerini açarım, istersem en güzel müziklerimi açar kendi kendime dans ederim, istersem loş ışığımı açar slow şarkılar eşliğinde duygularımı satırlara döker ağlarım, istersem de duvarda asılı fotoğraflarıma bakar başka dünyalara dalarım...

Sınırsızdır dünyam benim.Keyif almak için yaşarım. Kimseye dokunmadan, kendimce, kimi zaman nezarethane de kimi zaman sıcak evim de yaşarım yalnızlığımı...

Hiç yorum yok: