03 Ekim 2006

Diziler

Aliye dizisini seyrediyorum...Gerçekten güzel bir dizi.Hayatın içinden,yaşanılmış veya olayı olayları izlemeyi hep sevmişimdir zaten.Yazmak istediğim bu mu?Hayır tabii ki...

Dikkat ettiniz mi bilmiyorum.ATV deki dizilerin çoğunda özellikle doğuda çekilmiş dizilerde,özellikle konu arası geçiş sahnelerinde gösterişli manzara sahnelerine baktığınızda "wooow" dersiniz.Bende ilk zamanlar etkilenirdim bu sahnelerden.Yeşil bir başka yeşil,mavi bir başka mavi...Çok göz alıcı, etkileyici...Etkileniyor insan ister istemez."Yahu ne güzel yerler" diyor içinden...Ama yalan işte, hepsi palavra...Hepsi oyun.Hepsi teknolojinin nimetleri.Artık hepsi filtre ile yapılıyor.Görüğününüz o boğaz manzaralarının mavisi sahte,bahçelerde gördüğünüz çimenlerin yeşili sahte,o gözlerin, o kaşların rengi...hepsi sahte.

Yalnızca renkler mi sahte olan?.Ya hikayeler?.Evet,Aliye'nin konusu Türkiye'nin acı bir gerçeği.Ona lafım yok.Ama uzun zamandır birçok dizide işlenen aşk hikayeleri insanları olumsuz etkiliyor bence.O aşk hikayelerini izledikçe özeniyor insan hiç farkında olmadan.4-5 dizi sonra bir bakmışsınız çoğu saf insan dizide yaşanan ihtirasla,kurguda aşk aramaya başlıyor.Buradan onlara seslenmek istiyorum.Yalan hepsi.Kurgu!.Özenle seçilmiş yakışıklı bir adama ve çekici bir kıza oynatılmış bir kurgu.Başka birşey değil...

Televizyon ile birlikte iyice uzaklaşıyoruz doğallıktan, ne yazık...

Hiç yorum yok: